51/57 Düğümleri: Kargaşa, Şok ve Korku
- Follow Your Beat
- 20 May 2024
- 2 dakikada okunur
Var olma deneyimimizin güzergahını belirleyen düğümlerimiz, genel olarak hayatlarımızın oynandığı sahneleri ve bu sahneleri renklendiren figüranları temsil ederler.
İçinden geçtiğimiz ve bizler için dönüştürücü güçleri olan deneyimleri sahneye koyan I’Ching kapıları, yani özellikleridir düğümler.
Her birimiz, farklı farklı konu ve olaylara, yine farklı pencerelerden şahit olur ve böylece hayat amacımızı tecrübe etmek için hayatın kendisi tarafından destekleniriz.
Dolayısıyla düğümlerini, ilerlediğin yöne ve yola şekil veren sahne unsurları, hikayeler ve figüranlar olarak algılayabilirsin. Hayat yolunda yürürken karşılaştığın durumlar, deneyimler, kişiler, sorunlar ve görmen gerekenlere ışık tutar düğümlerin …

51’inci kapı: Kargaşa (Düzensizlik) ve Şok
Tahrik etme ve uyandırma kapısı olan 51'i Rave I’Ching şöyle açıklar: ‘Şoka ve kargaşaya farkındalık ve adaptasyon ile cevap verebilme becerisi.‘
Bu sahnede şok ve kargaşayı temsil eden figüranlar ve unsurlar olacaktır. Dolayısıyla etrafına baktığında toplumda (işlev) bozukluğu görürsün. Şok yaratan olayların seni doğrudan etkileyeceği anlamına gelmiyor bu elbette. Ama şok, bu düğümsel özellikle etrafında ve içine girdiğin ortamlarda olacaktır.
51, aynı zamanda cesareti ve ahmaklığı (toyluğu) da temsil eder.
Kargaşa ve şok ile meşgul olan, cesur ve abes adımlar atan insanların var oldukları bir sahne burası.
57’nci kapı: Korku
‘Yumuşak ve İçe İşleyen’ diye adlandırılan bu Dalak merkezi özelliği en içgüdüsel özelliktir. Ayrıca üç farklı kapıya bağlıdır: 34, 10 ve 20. Bunlarla birlikte bireysel sürecin omuriliğini oluşturur diyebiliriz: burada, içgüdüsel netliğin ve berraklığın olağanüstü gücü ortaya çıkar;
57, gelecek korkusunu tetikler. Yani, yarın korkusuyla süslenmiş bir ortam var burada. 51/57 düğümleri bu anlamda pek sakin ortamları temsil etmezler. Çok fazla korku olabilir burada. Hayatta kalma korkusu. Yarın ne olacak korkusu … Ve bu korkulara eşlik eden bir şok ve düzensizlik hali olabilir.
Şimdi, özüne uygun yaşamayan kişi, etrafında bu konuları gördükçe bunlar hakkında hep şikayet eder durur, kendini bu sahnenin bir kurbanı gibi görebilir. Doğru yaşadığında ise (Strateji ve Otorite sayesinde doğru bir yola evriliriz) etrafındaki şoku, düzensizliği ve gelecek korkusunu kendi yararına ve faydasına çevirebilir. Farkındalık sahibi olup tam da bu ortamdan güçlü, kendine has ve farkını tecrübe eden bir birey olarak doğar.
‘İyi ve kötü‘ kavramları, biz insanların düaliteye hapsolmuş varlıklar olarak yaptığı bir şey ama doğanın yargısı yoktur. İyi de vardır, kötü de. Dolayısıyla her düğüm kutbu hem cennet hem de cehennem olma potansiyelini barındırır. Özünü yaşayan biri için her sahne doğrudur. Bir insanın profilini, yani bu devasa tiyatrodaki eşsiz rolünü deneyimleyebilmesi için, önce hayatını belirleyen o düğümlerde akması gerekir. Düğümlerimiz ve profillerimiz birbirilerine bağlıdır.
Öz olmadığın, yani zihinsel kararlar verdiğin bir hayat yaşadığında Profil’inin derinliklerine dalamazsın, tiyatrodaki eşsiz rolünü gerçekleştiremezsin. Beden grafiğinin özelliklerine takılı kalırsın ve sahneni seni koşullandıran bir ortam olarak algılarsın. Örneğin burada, gelecek korkusuyla koşullanmış, korkudan hareket edemeyen, şok ve düzensizlik içinde zorlanan bir bireye dönüşürsün.
Ama öz olanı yaşamaya başladığında ve artık beden grafiği özelliklerini de doğru kullandığın bir hayat sürdüğünde, bu sahnenin sana getirdiklerini fark edersin. Bu ortamların seni sen yapan, farkını ortaya çıkaran bir yer olduğunu görürsün.
Strateji ve Otoriteni uyguladığın zaman doğal olarak zaten senin için doğru olan ortamlara akarsın. Ve ancak o zaman böyle bir ortamı kendi hayrına ve çıkarına kullanabilirsin. Keyifli gözlemlerinin olması dileğiyle, sevgiyle. 🌷 Not: Yazıda kullandığım beden grafiği İsviçreli psikiyatr Carl Gustav Jung'a ait.



Yorumlar