42/32 Düğümleri: Büyüme Gereksinimi ve Değişim
- Follow Your Beat
- 16 May 2024
- 4 dakikada okunur
Var olma deneyimimizin güzergahını belirleyen düğümlerimiz, genel olarak hayatlarımızın oynandığı sahneleri ve bu sahneleri renklendiren figüranları temsil ederler.
İçinden geçtiğimiz ve bizler için dönüştürücü güçleri olan deneyimleri sahneye koyan I’Ching kapıları, yani özellikleridir düğümler.
Her birimiz, farklı farklı konu ve olaylara, yine farklı pencerelerden şahit olur ve böylece hayat amacımızı tecrübe etmek için hayatın kendisi tarafından destekleniriz.
Dolayısıyla düğümlerini, ilerlediğin yöne ve yola şekil veren sahne unsurları, hikayeler ve figüranlar olarak algılayabilirsin. Hayat yolunda yürürken karşılaştığın durumlar, deneyimler, kişiler, sorunlar ve görmen gerekenlere ışık tutar düğümlerin …

42’nci kapı: Gelişme/Büyüme Gereksinimi
Bu sahnede her daim bir belirsizlik riski vardır. 42’nci kapı ‘Artma ve Büyüme’ kapısıdır. Gelişme ve olgunlaşma enerjisinin yoğun olduğu bir özelliktir. Sakral merkeze ait olan bu heksagram, Sakral’in yanıtıyla birlikte kişiyi çok derin, ona olgunlaşmayı getirebilecek bir döngüye, bir sürece iter. Rave I’Ching bu kapıyı şöyle açıklar: ‘Tüm potansiyellerin gelişimini, kaynakların genişlemesiyle birlikte maksimuma çıkarmak.’
Büyümenin, büyütmenin ve gelişmenin önemini de bu açıklamayı okuduğumuzda görebiliyoruz. Birey, zihinsel kararlar vererek adım attıkça (yani öz olmayan bir hayat sürdüğünde), 42 enerjisi beraberinde bir çok zorluk getirebilir. Lakin Strateji ve Otorite uygulanarak hareket edildiğinde, bu özellik doğru döngüleri kendine çeker ve kişinin onu olgunlaştıran deneyimler tecrübe etmesine vesile olur.
Öz olmayan bir yerden atılan adımlarda, birey enerjisini ve kaynaklarını yanlış bir şekilde ve yanlış süreçler veya insanlar için harcar. Böylece gelişip olgunlaşabileceği yerde kendini kısır döngülerde bulur. Genel olarak tasarımında 42 olan birinin hayatı döngülerden oluşur. Yani, başı, ortası ve sonu olan farklı farklı süreçler tecrübe eder. Yaptığı işler, ilgilendiği konular ve ilişkileri döngüsel bir düzene sahiptir.
Tabii bu yüzden de bu süreçlere doğru adım atılması çok ama çok önemlidir. Zihinsel kararlar verip adım atılan süreçler, içinden çıkamadığın ve gelişemediğin, kendini tıkanık hissettiğin olaylara doğru evrilir. Seni depresif kılar. Hayat enerjin çöker. (42, potansiyel depresyonu tetikleyebilen özelliklerden biridir)
32’nci kapı: Değişim/Dönüşüm
Rave Mandala’da 42’nci heksagramın karşısında 32’nci heksagram vardır. ‘Devamlılık’ kapısı. Rave I’Ching bu özelliği şöyle açıklar: ‘Sürekliliğe sahip olan tek şey değişimdir.’
Bu iki kapının açıklamasından da gördüğün üzre, bu düğümlerin ana temaları gelişim ve dönüşümdür. Belirsiz olan bir sahnedir yani burası. Belirsizlikten doğan değişim ve dönüşümlerin olası olduğu ortamları şekillendirir.
Değişimin barındırdığı gelişim potansiyelini göremeyen bir birey isen, Dalak merkezine ait olan 32’nci heksagramın tetiklediği başarısızlık korkusu zihinini bir hayli kurcalayacaktır bu düğümlerle. Bu özellik sana aslında hayat hakkında, manevi ve maddi dönüşümler hakkında muazzam bilgelikler ve farkındalıklar sunar. Lakin farkındalığı ancak ve ancak Strateji ve Otoritene dayalı bir hayat yaşadığında deneyimleyebilirsin.
Etrafına baktığında başarısızlık korkusuyla mücadele eden veya uğraşan insanları görüyor musun? Zira senin için doğru olan ortam bu. Başarısızlık korkusu yaşayan ve olgunlaşmanın bu korkuları bertaraf edeceğine inanan insanlarla dolu ortamlar. İstikrarsız ortamlar.
Gelişme sürecinde bir çok problem ve hata oluşur … çünkü bilmediğin ve senin için yepyeni olan topraklara adım atarak ilerlemek zorundasındır. Kişi hakkıyla gelişemediğinde başarısızlık korkusuyla baş başa kalır. Bu konu da, sahip olduğun bu düğümlerin frekansı olacaktır. Ama işte tam da böyle bir ortamdan yeşerme ve kendini gerçekleştirme potansiyeline sahipsin.
İnsanların tasarımlarındaki en hassas oldukları konuları düğümlerinde buluruz. Koşullanmış zihin, bireyin düğümsel özelliklerinin temsil ettikleri konuları reddetmeyi ve bunları aşmayı isteyecektir. Düğümleri kendi hayatında birer engel gibi görecektir.
Düğümsel özellikler yaşadığımız mücadeleleri, öğrenmemiz gerekenleri ve hayatımızda muhattap olmamız gereken olayları ve insanları simgeler. Koşullanmış zihnin ‘Herkes niye başarısızlıkla meşgul yahu?!’ diye mızmızlanabilir. Az önce de belirttiğim üzre, tam olarak bu konuları görmek, onlara odaklanmak ve bu gördüklerinin üzerine kendi potansiyellerini geliştirip yeşermek için buradasın.
Doğru kararlar vermeyi öğrenip eşsiz ve bireysel tasarımına uygun adımlar atmaya başladıktan sonra, yavaş yavaş bu hayatta giydiğin kostümü (profilini) üzerine gerçek anlamda yakıştırmaya başlarsın ve bu devasa tiyatroda oynamak için tasarlanmış olduğun rol, fevkalade bir şekilde senden akmaya başlar. Zira, rolünü de deneyimleyebildiğin bu ortamda etrafındaki başarısızlık korkuları, hatalar, problemler seni artık zedelemez. Tam tersi, bunların içinden işine yarayanları kullanmayı bilip emin adımlarla olgunlaşıp başarılı olmayı tecrübe edersin.
Benim dizaynımda 42’nci kapı, tanımlı bir Sakral merkezde her daim aktif olan bir özellik. 42, bir şeyleri sonlandırmayla alakalıdır (beden grafiğinde 42’nin karşısında duran 53 ise başlangıçları getirir). Dolayısıyla ben başkalarının hayatlarına, onların hayatlarında bir takım şeyler sona ererken aktif bir şekilde giren bir varlığım.Şimdi somut olarak bu ne demek?
Yeni tanıştığım insanlar benimle bir sürecin sonlarındayken tanışırlar. :) İşlerini bırakmak üzereyken, ilişkilerini noktalamak üzereyken, arkadaşlıklarını ortaklıklarını vs. sonlandırmak üzereyken … dolayısıyla dizaynında tanımlı bir Sakral merkezde 42 varsa, insanların hayatlarına girmenle birlikte onların hayatlarına bir döngüye nokta koyma enerjisini de getirirsin. Bunun farkında ol veya olma.
Bunun yanı sıra 42 benim dizaynımda 3’üncü çizgide. Bana deneme/yanılma yaşatan bir Sakral yanıtım var yani. Yanıt verdiklerim üzerinden nelerin işine yaramadığını deneysellikle keşfedip büyük resmi görmeye ve nelerin işe yaradığını fark edip olgunlaşmaya doğru yürüyen biriyim.
Hata yapmadan, yani bir şeyler keşfetmeden olgunlaşma ve gelişme olmaz, olamaz. Human Design serüvenin de böyle olmalı! Tüm bu paylaştıklarımı al, kullanabileceklerini kullan, gerisini at. Yeni bir zihinsel takıntı haline getirme lütfen bu bilgileri.
Hayat kuramlara dayalı yaşanmaz, hayat tecrübe ve keşifler üzerinden öğretir, benimsetir ve netice olarak o kuramlar oluşur. Ama hata yapmamalıyım diye güzel ruhunu zehirleme. Koşullanmış zihnini yeni bir koşullanma ile değiştiremezsin. Çok da ş’aapma yani ;) …
Keyifli gözlemlerinin olması dileğiyle, sevgiyle. 🌷
Not: Yazıda kullandığım beden grafiği Avusturyalı nörolog ve Psikanaliz'in kurucusu Sigmund Freud'a ait.



Yorumlar